KAMUOYUNA

Fotoğraf: REUTERS/Umit Bektas 

ÖFKELİYİZ!
SABRIMIZ DA, BOŞ SÖZLERE İNANCIMIZ DA ÇOKTAN TÜKENDİ!
“ARTIK YETER” DİYE HAYKIRIYORUZ!
Daha dün İzmir’in Dikili ilçesindeki “Süleymancılar” diye bilinen tarikat “yurdundaki” çocuklara yönelik istismarı konuşuyorduk; bugün Ankara’da çocuklarımızın tacize uğramasını; Diyarbakır’daki bir “kız imam hatip lisesinde” öğrencisine “cinsel istismarda” bulunan ve “şeriata gidelim” diyen öğretmeni konuşuyoruz! Çünkü tüm bunların cesaret ve teşvik kaynağı olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, “Dokuz yaşındaki kız çocukları evlenebilir” fetvası, bizzat iktidarın ideolojik tercihleriyle besleniyor!
Çocuk Tecavüzleri Politiktir!
İktidar, eğitimi Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretti. İktidarın eğitim politikaları, bilimden, bilimsel ilkelerin evrensel yol göstericiliğinden uzaklaştırıldı; dinsel dogmaların, bilimin yerine geçtiği DİB’na; ENSAR, TÜRGEV, TÜGVA, İHH, İlim Yayma Cemiyeti, Hizmet Vakfı, gibi gerici kurum ve kuruluşlara ihale edildi!
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve bütün olarak iktidar; okulları, eğitim sistemini “dinsel bağnazlıkla” kuşatarak, çocuklarımız üzerinden tüm toplumu kendi “ajandasına” uygun hale getireceği bir “sosyal mühendislik” yürütüyor! İktidarın ideolojik yeniden-üretim “fideliği” gibi işleyen gerici dernek ve vakıflar, DİB’nın eşgüdümü altında önce eğitim sistemini ve oradan da tüm toplumu örümcek ağı gibi sarıyor! Tam da bu nedenle, ülkemizin dört bir yanında yaşanan ve her gün bir yenisine tanık olduğumuz çocuk taciz, tecavüz ve istismar haberleri “tesadüf” ve/veya “münferit” değil; iktidarın politikalarından kaynaklanan ve biz velileri -artık- isyan etme noktasına getiren olaylardır! Tam da bu nedenle, tüm çocuk istismarı vakaları, iktidarın ilgili tüm bakanlıklarının kurumsal sorumluluğu altındadır! Tam da bu nedenle, çocuklarımıza uzanan kirli eller, “münferit zanlılara” değil, “kurumlara” aittir; TAM DA BU NEDENLE, ÇOCUK TECAVÜZLERİ POLİTİKTİR!…

ÜLKEMİZDEKİ TÜM VELİLERE SESLENİYORUZ:
Biz çocuklarımızı, iktidarın “sosyal mühendislik” ajandasına uygun olarak kurulan tarikat, cemaat yurtlarında “istismara” uğrasın diye yetiştirmiyoruz! Biz, çocuklarımızı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dinsel sapkınlık boyutlarına ulaşan “fetvalarına” kurban etmek için büyütmüyoruz! Kızlarımızı 9 yaşında, oğullarımızı 12 yaşında “evlensinler” diye değil; bilimle uğraşsınlar; hem ülkelerine ve hem de tüm insanlığa, bilimin yol göstericiliği ile; akıl ile, vicdan ile, adalet duygusu ile “hizmet” üretsinler diye yetiştiriyoruz!
Anaokulundan, üniversitelere kadar öğrenim çağında çocuğu bulunan tüm öğrenci velileri, daha fazla zaman yitirmeden örgütlenmek; çocuklarımızı kuşatan bu “örgütlü kötülükten” hep birlikte hesap sorabilmek için güçlerini birleştirmek zorundadır! Bunun kaçınılmaz bir görev ve sorumluluk olduğunu “anlamak” için daha kaç çocuğumuza “dokunmaları” gerekiyor!
İŞTE BU YÜZDEN “ARTIK YETER!” DİYE HAYKIRIYORUZ!
İktidarın “politikalarının” faturası çocuklarımıza çıkıyor! Ama bizim iktidara “fatura” edecek tek bir çocuğumuz bile yok! Çekin ellerinizi çocuklarımızın tertemiz dünyalarından! Bizler, Veli-Der üyesi öğrenci velileri olarak, çocuklarımızı korumak için -gerekirse- gövdelerimizi siper etmekten çekinmeyecek, korkmayacağız! Bizler, çocuklarımızı, EN KIYMETLİLERİMİZİ, gerici tarikat ve cemaat yurtlarıyla imzaladığınız “protokollere” yem etmeyeceğiz!
Çocuklarımızın gelecek düşleri için; laik, bilimsel, eşit, parasız, kamucu eğitim hakları için ne gerekiyorsa yapacak, ne pahasına olursa olsun, mücadele etmekten bir an için bile VAZGEÇMEYECEĞİZ!
ÖĞRENCİ VELİ DERNEĞİ
(VELİ-DER)

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir